Yavuz YILMAZ | Ankara Ahi Elvan Cami

BURADASIN
Ahi Elvan 1

Samanpazarında, Ahi Arap Mahallesinde, Koyunpazarı Sokağında bulunan, çok

sade dış görünüşe sahip cami meyilli bir kayanın üzerinde inşa edilmiştir. Duvarlarının

alt kısmı taş, üst kısmı kerpiç, iç konstrüsiyon ahşaptır. Çatı bugün kiremit ile

Hacı Nizameddin oğlu Elvan Mehmet Bey tarafından yaptırılmış olduğu bilinen

eserin, Elvan Mehmet Bey’in yaşadığı H. 732-792 (1331-1389) tarihleri arasında

Daha sonra 1413 yılında Çelebi Mehmed’in emri ile tamir ettirilmiş olan eser,

vakfiyesinde daha öncede Ahi Yakup tarafından H. 794 (1392) de tamir ettirildiğinde

Dört sahınlı bazilikal plana sahip cami, büyük ihtimalle doğuda giriş cephesinde

tamamen yenilenerek bir sahınlık daralma görmüştür. Beş sahınlı tahmin ettiğimiz

orijinal planda orta sahın yan sahınlardan biraz daha yüksek ve geniştir. Yenilenmiş

olan minare caminin kuzey batısında duvara bitişik olarak yükselir. Kare kaidesi taş,

silindirik gövdesi tuğladır ve tek şerefelidir.

Dahilde ahşap olan düz örtü sistemi bugün üzeri boyalı olan on iki ahşap sütun

tarafından taşınır. Sütunlar müntazam aralıklarla yerleştirilmiştir. Mermer sütun

başlıkları Korint ve Dor tipi Roma devri devşirme malzemesidir. Orta nef yan neflere

göre daha yüksek ve geniştir. Güzel işçilikleri ile dikkati çeken tavan konsolları yan

sahınlarda tek, ortada çift katlıdır. Sütun başlıkları üzerinde yer alan yastıklar zengin

profile sahiptir. Yastıklar sahınları bölen ve mihraba dik uzanan ahşap hatılları, onlar da

mihraba paralel uzanan ahşap kirişleri taşır. Kirişlerin arasında baklavalar meydana

getiren çıtalar çakılmıştır. Hatıllarla kirişlerin birleştiği yerde konsol sırası yer alır.

Kuzey kısmında ikinci direklere kadar uzanan ahşap kadınlar mahfili yer

almaktadır. Alt kat mahfilinin ahşap çatma korkuluğu ve orijinal profil yastıkları dikkat

Giriş kapısı sade bir kapı şeklinde doğu cephede yer alır. Kuzeyde üst mahfilde

bugün kapalı olan bir kapı daha vardır.

Yan duvarlarda üçü altta, üçü üstte olmak üzere altışar pencere, kıble duvarında

ise yine altlı üstlü dört pencere bulunur.

Yapının stalaktit nişli alçı mihrabı güney duvarında, doğudan ikinci sahnın

aksında yer alır ve tavan kirişlerine kadar yükselir. Kenar çerçevesi duvardan iç mekana

doğru 11 cm’lik çıkıntı yapar. Alçıdan kalıplama tekniği ile levhalar halinde yapılmıştır.

Süsleme alçak ve yüzeysel kabartmadır.

Orijinal şeklinin büyük ölçüde korumaktadır. Ancak değişik zamanlarda sürülen

kat kat boya tabakaları özellikle yüzeysel kabartmaları kısmen örtmüştür. Yazılar altın

yaldızla, diğer yüzeyler beyaz yağlı boya ile boyanmıştır. Mihrabın 560 cm yüksekliği

ve 330 cm genişliği bulunur.

Tepelik, 28 cm yüksekliğinde 17 palmet tek parça halinde yan yana sıralanır.

Aynı kalıptan tek tek dökülmek suretiyle elde edilmişlerdir. Palmetler üç yapraklıdır.

Orta yapraklar üçgen şeklinde sivri olup, yan yapraklar aşağıya doğru kıvrılmaktadır.

Yüzeyleri alçak kabartma rumi ve palmet motifleriyle kaplıdır.

Mihrap nişini farklı genişliklerde dört bordür dolanır. Birinci bordür yüzeysel

kabartma rumi bitkisel süslemeden oluşur. Kalın boya tabakaları kompozisyonun

tamamını güçleştirmektedir. İkinci bordür de nesih yazı ile ‘’kelime-i tevhid’’ bordür

boyunca tekrarlanır. Yazının zeminini seyrek düzende kıvrım dal ve Rumiler doldurur.

Yazı, kenarda ince bir zencerek şeridiyle sınırlanır. Üçüncü bordür de alçak kabartma

mukarnas dizisinden oluşur. Yarım daire kemerli sağır niş şeklindeki mukarnas yuvaları

tek sıra halinde dizilir. Mukarnas yuvalarının içlerindeki yüzeysel kabartmalı Rumili

bitkisel motifler, boya tabakaları nedeniyle tam seçilememektedir. Dördüncü bordür iki

tarafta ince birer halat silme ile sınırlanır. Daireler geçmesinden oluşan geometrik

kompozisyon. Sırtları kavisleri ince şeritlerin oluşturduğu daireler, birbirine geçme

yaparak altılı gruplar halinde ortadaki bir daireye bağlanır. Daireler bordürün ortasında

tam, kenarlarda ise yarımdır. Tam dairelerin merkezinde oluşan altıgenlerin içlerini altı

yapraklı rozet–çiçekler, kesişen dairelerin aralarında oluşan üçgenlerin içlerini ise üçlü

Alınlık köşelik ile dördüncü bordür arasında yatay dikdörtgen bir yazı

panosundan oluşur. Tek satır halinde nesih yazı ile aynı ibare üç defa tekrarlanmıştır.

Yazının zemini bitkisel Rumili motiflerle dolguludur. Yazıyı tek sıra ince bir mukarnas

Köşelik kavsara ile dördüncü bordür arasında tek parça halindedir. Köşeliğin

yüzey kaplamasında kullanılan levhaların altıgen olduğu anlaşılmaktadır. Alçak

kabartma yıldızlı geometrik kompozisyon süslemesi bulunur. Süslemede esasen iki

farklı kompozisyon aynı anda iç içe kullanılmıştır. İki kompozisyonun birleşmesiyle

aralarda eşkenar dörtgenler oluşur.

Mihrap nişi kavsarası dar ve uzundur. Altı sıra mukarnas dizisi vardır. En

alttakiler yuvarlak kemerli sağır nişlerden oluşur. Üstte mukarnas dizileri badem ve

kanatlardan meydana gelir. Kavsara ağzı, dış bükey kavisli hatlarla yükselir. Kavsara,

cephede ince halat silmeli köşeli basamaklarla çerçeve içine alır. Mihrap nişinin alt

kısmındaki her kenar halat silmelerle çerçeve içine alınmıştır. Alçak kabartma yıldızlı

geometrik geçme süslemesi yer alır. Sırtları kavisli ince şeritler kesişerek on kollu

yarım yıldızlar meydana getirir.

Caminin en güzel kısımlarından bir diğeri de minberidir. Selçuklu tarzındaki

ceviz malzemeden ve orta boy minberlerdendir. Sultan Alaaddin Camii ve Arslanhane

Camii minberi ile ahşap işçiliği ve şekil bakımından benzerlik göstermektedir.

Merdiven altının yan panolarda, geçmeler halinde işlenmiş altıgen, yıldız, üçgen

şeklindeki küçük parçaların içleri oyma tekniğinde arabesklerle süslenmiştir. Geometrik

kafes örgüsü meydana getiren çatma korkuluğu duvar tarafında kaba işçiliği ile tamir

devrine işaret eder. Kapı kanatları Ankara Etnoğrafya müzesine nakledilmiştir. Kapı

konturları dilimli olup her dilimin arasında küçük lale motifleri bulunmaktadır.

Minber kapısı üzerinde üst üste iki kitabe bulunmaktadır ve ikisi de sülüstür.

Kitabelerde minberin H. 819 tarihinde Çelebi Mehmed zamanında Harputlu

Beyazıt oğlu Mehmet tarafından yapılmış olduğu kaydedilmiştir.

Minber kitabeleri kapının aynalık kısmında girift bir sülüs ile yer alır.

‘’Bu mübarek camii Sultanların yücesi, Arap ve Acem Padişahlarının Efendisi din

uğruna savaşan gazilerin yardımcısı, kâfirleri, müşrikleri kahreden Murat Han oğlu

Bayazıt Han oğlu Mehmet Han’ın –Allah devletini ve memleketini ebedi kılsın-
zamanında ve 816 senesi aylarında tecdit ve tamir olundu’’ demektedir.

Bu kitabenin altında yine aynı tipte ve bir satır halinde şu yazı vardır.

‘’Nizamü’d-din Zehrab oğlu Hacı Mecdü’d-din İsa oğlu Mehmet Bey oğlu Hacı

Elvan –Allah hasenatını kabul buyursun- Bu hayratın sahibidir. (Yani bu tamiratı

Minberin sol korkuluğu üzerindeki usta kitabesi:

‘’Marangoz Harputlu Beyazıt oğlu Mehmet yaptı.’’

Minberin pencere kapakları da çok muvaffak müstesna eserlerdir. Minberin solundaki

birinci pencereden itibaren kapaklarındaki kitabeler yer alır.

Bunlar sülüsle yazılmıştır. Dördüncü pencerenin kanatlarında da nefis bir kufi

ile ‘’Ahmed ve Allah’’ yazısı görülür.

Şu halde camii Ankara Arslanhane’den sonra onun daha küçük ve kaba örneği

olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ahi Elvan 1

Ahi Elvan 1

Ahi Elvan 2

Ahi Elvan 2

Bu Yazı Toplamda 682 Okundu


Bu Yazıyı Paylaş :

Yavuz YILMAZ | Ankara Ahi Elvan Cami Konusuna Ait Etiketler

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?


TemaHex