Anadolu Sanat Tarihçiler Derneği

ANADOLU SANAT TARİHÇİLERİ DERNEĞİ

Derneğimiz ve Hedefleri

1995 yılında kurulan Anadolu Sanat Tarihçileri Derneği (ASTAD), üyelerinin ekonomik, toplumsal, çalışma ve özlük haklarının korunup geliştirilmesi amacıyla yola çıkmıştır. Kasım 2013 itibariyle derneğimizin üye sayısı 264 kişidir. Bu sayının ezici çoğunluğu sanat tarihçisidir ve ülkemizin çeşitli kentlerinde; üniversiteler, kültür varlıkları ve müzeler ile öğretmen olarak iş yaşamlarını sürdürmektedirler. Bunun yanı sıra, üniversitelerin sanat tarihi bölümünden mezun olmuş fakat farklı iş alanlarında çalışan ya da emekli olmuş arkadaşlarımız ile üniversite öğrencisi ve atama bekleyen genç arkadaşlarımız da dernek üyeleri arasında yer almaktadırlar.

Dernek merkezinin bulunduğu yer nedeniyle, etkinliklerimiz ve üye iletişimi daha çok Ankara’da gerçekleşmektedir. Diğer illerde bulunan üyelerle iletişim sınırlı olmakla birlikte, il ve kurum temsilciliklerinin hayata geçmesi ile ilişkilerimizi biraz daha geliştireceğimizi umuyoruz.

Uygarlıklar beşiği ülkemizde, ne yazık ki, Sanat Tarihçisi mesleğinin devlet personelde bir karşılığı yoktur; müze araştırmacısı olarak tanımlanmaktayız. Meslek tanımlamasına dair sorunun çözülmesi, özlük haklarının düzeltilmesi, atamalardaki eşitsizliklerin giderilmesi ve liselerde Sanat Tarihi dersinin zorunlu olması için derneğimiz çalışmalar yapmaktadır. Derneğin çalışmalarını yoğunlaştırması ve üyelerinin aktif desteği ile hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz.

Derneğimiz günümüze kadar, meslekî sorunlarımızın çözülmesi için ilgili birçok kişi ve kurum ile görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmelerin devamı için hazırlıklarımız sürüyor. Yanı sıra, birçok etkinliğe imza atıldı; paneller, belgesel film gösterimleri, jüri üyelikleri, müze etkinlikleri… Yeni dönemde, planladığımız çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Derneğimizin en önemli eksikliği, üyelerimizle sürekli ve etkin bir ilişkinin olmamasıdır. Bu durum, genelde benzer örgütlenmelerin ortak sorunu olarak görülse de aşmamız gereken bir sorundur. “Bu alandaki ilişkiler böyle yürüyor” demekten öte, ilişkilerini yenileyen bir platforma sahip olmalıyız. Bunun için sözünü ettiğimiz temsilciliklerin hayata geçmesi ve sanat tarihçisi arkadaşlarımızın atıl durumdan kurtulması gerekiyor. Derneğimizin, sanat tarihçilerinin birliği için her tür öneri ve eleştiriye açık olduğunu, bu doğrultuda çalışma yapacak arkadaşlarımıza gereken ortamların oluşturulacağını belirtmek isteriz. Kişisel çıkarlarını meslek birliğimizin önüne getiren yaklaşımlar derneğimizde barınamaz. Bu anlamda çalışma ve toplantılarımız, yalnızca yönetim kurulu ile değil üyelerimizle birlikte yürütülmektedir.

Dernek ve üyelerin daha aktif, kendisini ve ilişkilerini yenileyen, bunun için de eleştiri-özeleştiri mekanizmalarını çalıştıran bir özelliğe sahip olması gerekiyor. Bu, hem kendi içinde hem de dışa dönük yüzüyle böyle olmalı. Yeni bir şeyler sunmak ancak yenilenmekle mümkündür. Bu anlamda, derneğin çalışma tarzını yenilemesi ve üyelerin katılımı ile hedeflerimize ulaşmamız daha kolay olacaktır.

Burada ayrıntılı olarak tartışmak belki gereksiz fakat yakın disipline sahip diğer derneklerle ilişkilerimizi geliştirmek de derneğimizin görevleri arasındadır. Diğer derneklerle ortak çıkarlarımız temelinde, bilimin rehberliğinde ve üyelerimizin hakları için birlikte davranmayı; sivil toplum örgütleri olarak, çalışma hayatımızın ve ülkemizin demokratikleşmesine katkıda bulunmamız gerekiyor. Bu anlamda, derneklerle kurulacak ortak bir platforma ihtiyaç var. Her durumda her zaman ortak hareket edecek, “benim olsun da küçük olsun” mantığı ile hareket etmeyecek, geleceğe güvenle bakabileceğimiz platformları oluşturmak zorundayız.

Mesleğimizin gereği olarak; Roma, Bizans, Selçuklu, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi eserlerinin korunması, sergilenmesi ve tanıtılması; bu kapsamda, ülkemizdeki kültür varlıklarının dökümünün yapılması ve müzecilik ile ilgili etkinliklere derneğimizin daha fazla katkıda bulunması gerekiyor. Sanat Tarihi biliminin tanıtılması ve bu alanlarda yapılan bilimsel çalışmaların desteklenmesi; meslektaşlarımızı ilgilendiren konularda üyelerimizin ve kamuoyunun bilgilendirilmesi, yurtiçinde ve yurtdışında bulunan ve yasal olmayan yollarla elde edilmiş olan eserlerin müzelere kazandırılması görevlerimiz arasındadır.

Sanat Tarihçiliği mesleğinin kamuoyu ve diğer meslekler arasında saygınlığının yeniden yükseltilmesi ASTAD ve üye ya da değil tüm sanat tarihçilerinin omuzlarındadır.

Farklı uygarlıklar ile kültür ve sanatları tanımanın avantajı ile hareket eden Sanat Tarihçileri, artık üzerlerindeki toprağı atmalı ve bir araya gelmelidir. ASTAD, özlediğimiz bir birliğin ve meslek dayanışmasının bir aracı olacaksa eğer, üyelerinin katkısı ile mümkün olacaktır. Siz yoksanız eğer bir eksiğiz demiyoruz; siz yoksanız eğer ASTAD da olmayacaktır, birliğimiz de gerçekleşmeyecektir, mesleğimizin saygınlığına da gölge düşecektir…

Mesleğimiz adına her ne yapılacaksa birlikte yapılacaktır. Söylediklerimizi yapacak, yaptıklarımızı söyleyeceğiz. Yeni dönemde, ASTAD ile üyelerinin kaynaştığı, örnek bir meslek birliği oluşturmanın kıvancını yaşadığımız günler dileğiyle, saygı ve selamlarımızı iletiyoruz…

 Anadolu Sanat Tarihçileri Derneği (ASTAD) Yönetim Kurulu

Detaylı bilgi için; http://www.anadolusanattarihcileridernegi.com ‘u ziyaret ediniz.

Bu Yaziyi Paylaş :


TemaHex